14
Şub

SEVGİNİZ EKSİK OLMASIN

   Yazar: admin   Kategori: Genel

Günlerden bir gün burada bir ada var.

Her sıfat ve varlık orda yaşıyor. Zenginlik, fakirlik, saadet, hüzün,  marifet, gurur, zaman, hastalık ve mutluluk,

Bir gün bu adadan her kesin ayrılacağı ilan ediliyor. Ondan dolayı her kes teknesini alıp güç tedbirini alıyor. Sevgi teknesi olmadığında dolayı son ana kadar adada durmak ister. Ada yavaş yavaş batmaya başlar

Ve adada ayrılma zamanı geliyor, sevgi güç etme yeteneğine sahip değil.

Sıfatlardan birisi ile ayrılmaya karar verir.

Hemen yanı başında zenginliğin kervanını görür

Sevgi: zenginlik kardeş sizle beraber yola çıka bilir miyim?

Zenginlik: bu kadar altın ve paralarım var iken  seni nerde yerleştirim!

Sevgi: gururun geçtiğini fark eder.

Gurur kardeş sizle yola çıka bilir miyim?

Gurur: Ben senle yola çıkamam sevgi kardeş çünkü sen belalarla dolusun ben buna muktedir değilim.

Sevgi: hemen yanı başında hüzün görür.

Hüzün kardeş çaresizlerin çaresi sen ola bilirsin.

Hüzün hemen cevap verir ah sevgi kardeş, benim bu karmaşık dünyam ancak senle sefa bulur. Yalnızları sefası sınsin! Ben yalnızlıkta usanmıştım.

Saadet  hemen yanı başında geçiyor.

Mesut bir şekilde olduğunu görür.

Sevgi çağırıyor, saadet kardeş bakar misin?

Saadet duymazlıktan gelir.

Sevgi her yanında geçene sorar. onu taşıyan çıkmaz.

Ama sevgi ani bir ses duyar.

Sevgi kardeş bana doğru gelir misin?

Ben seni yanıma alacam.

Yaşça çok büyük biri.

Sevgi: gayet kalekter ve vakarda ilerde olduğunu görür.

Sevgi heyecandan dolayı ismini sormayı unutur.

Ne zamanki batmakta kurtuluyorlar.

Bu büyük yolunda geçip gider.

Sevgi: bu ihtiyara kendisini borçlu his eder.

Yaşı bayağı ilerlenmiş. Bilgide sorar.

Bilgi: işte  o hiç yardım istemediğin zaman di .

Sevgi :garip garip sorar.

Zaman mi? evet zaman.

Sevgi:tekrar sorar neden bu kadar musadeli?

Bilge: bu derin hikmete güler ve cevap verir.

Sevginin büyüklüğünü anlamaya muktedir olan ancak ve ancak zamandır.

 ve acizane sevgi çiçeğinin doğurduğu sevda ise, anlıyan, zamanda saklı olan

ben ola bilirmiyim? 

Sevgi ve sevgililer günü manidarlıkta eksik olmasın.

Etiketler:

18
Oca

KRAL MI KRALCI MI

   Yazar: admin   Kategori: Türkçe Şiirlerim

Değerli kişileri etrafına toplamayan kıral, ordusuz komutana benzer.

Değerli insanların içinde yer almayanlar, çok kötu bir denizde yüzer.

Krallarla dost olan göğsünde yılan beslemiş, zehirle beraber gezer.

Düşme kralların çarkına kralcı olursun. Telalı olup çok yorulursun.

 

Prens olup ta kendine güvenme.ben varım halk yoktur sakın sen deme.

Halkla kıral omlusun, zulme sebebiyet verip de ehaliye hançer bileme,

Adalet çarkını kuramadı isen, kan ve göz yaşı ile cihanda sefa dileme,

Düşme kıraların çarkına kıralcı olursun, telalı olup çok yorulursun.

 

Her taç dikende yapılmış bir dikenli taçtır.

Kıralar hüküm dar oldu ise demokrasi ilaç tır. 

Halk adalet görmedi, hayata su kadar muhtaç tır. 

Düşme kıraların çarkına kıralcı olursun,telalı olup çok yorulursun.

 

Ehali: Sen getirdin tahta, o kıral oldu.

Halk bir gülistan dı, bülbüler sustu çiçekler soldu.

Adaleti zulüm gölgelemiş,taç geyen kafa ne kadar akılı oldu?

Düşme kıraların çarkına kıralcı olursun, telalı olup çok yorulursun

                                               M EMİN

 

Etiketler: ,

10
Oca

MİDECİ

   Yazar: admin   Kategori: Genel

               

Midenden dolayı insanlara tuzaklar kurdun.

Tıka basa dol dirim  diye, kardeşini vurdun.

depo olarak kullandığın midede, hikmeti surdun.

Sevgi kalesini bitirdin, kalbi felce güttürdün.

 

Kuşlar midesini doldurdu, yuvasına dönmez mi?

İnsan ogosuna esir düşmüşse bir kuş kadar bilmez mi?

Enerji hattın üstünde cirit atanları görmez mi?

Kendi sofrasına razı olan sefasını sürmez mi?

 

Aç kurtlar sofraya inmiş, durmadan cirit atıyor

Bir baba meta yüzünü görünce çocuğunu satıyor

Nizamın mecrası bozuldu güneş doğudan batıyor

Halen midecinin kalbi kurtlar sofrasında atıyor.

 

İnsanlık senin esasin, her gönün şanla dolsun.

Adalet senin teman, amacın mutluluk olsun.

Sevgi bahçeleri gelişsin. nefretin rengi solsun.

Aç sin güler sümbüller, bahçe sarmaşık olsun.

                                                                          M EMİN ASLAN

 

18
Kas

BİR SEYR Ü SEFER

   Yazar: admin   Kategori: Türkçe Makalelerim

  Bir seyr û sefer

Şırnak ta mahmura bir seyr û sefer: Amine sağat Uludere ve cane kabul ise avian köyünden bölgedeki çatışmalı ortamdan dolayı onların kasaba ve köylüleri de çatışmalı ortamdan nasibini alıyor. Kara bela isminde ki komutan köylülerine giderek tüm çoluk çocuk ve bayanları topluyor. Aralarında hamile bayanların da vardı. Kara bela: 100 kadar bayan ve çoluk çocuğu Şırnak karakoluna sürüklüyor. Komitanım, erkeklerin kaçtığı köylüden, size 100 kadar bayan ve çocuklarını getirdim. Komutan,

Onları geri gönder!  Diyor.

Zorlu ortamda dolayı Şırnak a güç etmek zorunda kalıyorlar. Orda bir bordom katına kirada kalarak yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Bir gün Şırnak ta çatışmalar başlar üç gön üç geçe devam eder. Çatışmalar bitikten sonra bordomda çıkar üst kata ki hamile, halime komşusu palan parça kanlar içinde yatarak bebeğinin karnında fırlandığını görüyor. Zulümden dolayı vaveyla ederek burası yaşanılacak yer değil. Terk i vatan ederek kendi kaderini taşıyanlarla birlikte çöllere döşer.

Kervan yola girdiğinde zulümde kaçanların sayısı gittikçe artar. Barutlu ve işkenceli ortamda kaçanlar doğanın zorlu koşuları ile baş başa kalırlar. Susuz vadi ve sarp dağların geçişsiz eteklerinde semada döşmüş dünya ile yenide tanışırcasına zorlukların üstünde gelmeye oraşıyorlar di.

Yenecek bir şeyler olmadığında dolayı, palut ağaçların yapraklarını yeyerek, hayata kalmaya gayret ediyorlardı.

Aralarında  su aramasına çıkan arkadaşları kafaları kesilerek  kervana katılanlara göz dağı veriliyordu. Hayat başı başına bir cehennemi andırıyordu. Çocuklar, su isterken feryatları semaya yükseliyordu. Annelerin göz pınarları kurumuş, çocukların hayat endişesinde ağladıkları gibi göz pınarları çatlayarak kanlar akıyordu. Doğada kendisinde barındırdığı zalimlerin gaddarlığın aynısını o mazlumlara gösteriyordu. Geceleri naylonlar altında geçiren kadın ve minikler, yılan ve akreplerin korkusunda Diyarbakır cezaevinde komutanlarin korkusunda hazır olda yatanların durumunda farklı olmuyordu.

Uzun sefer 80 gün devam ediyordu. Bir yerleşim alanının bulunması onların en büyük emellerin başında geliyordu. Mahmur, mekan olarak gösteriliyordu. Su ve yeşilik olmadığı gibi kumlarla kaplı bir çöl. O kumların kızgın sıcaklığında  dolayı, cirit atan akrepler. Adata o mazlumlar doğanın cebbar yüzüne teslim edildiği gibi, yavaş yavaş ölümlerin gerçekleşmesine zemin hazırlamışlardı. O gece 20 bayanla çocuk akrepler tarafında zehirlenerek can veriyorlardı. Sabah gelince bir can pazarı yaşanıyordu. Bir yanda cenazeler bir yanda ana vatanda kopuşları, feryat ve figanları Arş i alaya yükseliyordu.  Onların yardımına koşacak birileri olmadığı gibi mezar kazacak kazma ve kürekleri de yoktu. Habilin, kabili katil etiğinde mezar kazma metodu karga tarafında öretiliyordu. İslam coğrafyasında bulunan Müslümanlar karga kadar yardım sever olmadıkları gibi, mahmur göçmenlerine yaşamı reva görmüyorlardı.

Ama hayat devam ediyordu ölüme rağmen, direniş sürecek ti. Zalim kardeşlerinde kaçanlar doğanın zorlukları ve akreplerin vahşice saldırılarına karşı kendilerini koruyacaklardı.

Mahmur imar edilecekti. Delme catma evcikler kuruluyordu. Ve ilk kurulan ev okul olarak ilan ediliyordu. Yılarca, cehaletin pençesinde o mezalim koşulları yaşayan insanların birinci düşmanın, cehalet olduğu fark ediliyordu.

 Dünya medeniyetine uygun bir belde oluşacaktı. Kuyular vurularak sultan Süleyman in,  kuşunda daha üstün bir maharet ile sular,  yer yüzüne çıkarılarak yaşamın formülü oluşuyordu. Adata HZ ibrahimin tarihi teker ur ediyordu. Yeni bir zemzem suyu bu sefer İsmailler için değil belki HZ ibrahimin torunları için ikram ediliyordu. Mekke misali bir kum çölü yeşil vadi şeklini alıyordu.

Belde de belediyecilik teşkilatı kurularak çağdaş bir dünya standardına ulaşılıyordu. Akademiler kurularak dünya da eğitim, yetimi olan çocukların, ilim Olgunluğuna cihanın siyasi iktisadi kademelerine ulaşmaları sağlanması esas alınıyordu. Ve bir gençte soruluyordu siz ne yapa biliyorsunuz? Biz mahmuru bir kum volkaniğinde kurtarıp bir yeşil vadi şekline getirmişsek, akreplerin yaşadığı bir kum vadisini insan yaşamasına uygun bir şekle getirmesek, ölüme rağmen hayati seçmiş sek,  hayata başarmayacağımız zorluklar olmayacak.  yaşamın önüne geçen engeller bir bir aşılacak diyordu.

M EMİN

12
Kas

KALEMİN HATASINA KURBAN KİM?

   Yazar: admin   Kategori: Türkçe Makalelerim

KALEM VE SİLGİ

Bir kalemlığın içinde bir ufak silgi, bide güzel mürekkepli bir kalem.

Silgi: nasılsın dostum?

Kalem: ben senin dostun olamam.

Silgi: neden?

Kalem: çünkü ben senden nefret ediyorum.

Silgi: sebep?

Kalem: çünkü sen benim yazılarımı siliyorsun.

Silgi: ben sadece hatalı olanları siliyorum.

Kalem: vazifen nedir?

Silgi: benim vazifem silmek,

Kalem: bu vazife değil ki.

Silgi:i benim vazifem senin vazifen kadar menfaatli dir,

Kalem: sen hem hata hem gururu iç içe yaşıyorsun .

Silgi: niçin?

Kalem: çünkü yazan yazmayanda daha hayırlıdır.

Silgi: hataları silmek yazışmanın adaletini sağlamak tır,

Kalem bir anlık duruyor, sonra kafasını kaldırarak doğru diyorsun dostum,

Silgi: sen halen nefret ediyormusun?

Kalem: ben hatalarımı silenlerde nasıl nefret edeyim?

Silgi: ben sevap olan şeyleri silmem ki.

Kalem :sen beni her gün ufaltıyorsun.

Silgi: senin hatalarını gördüğümde kendi bedenimde sana kurban vererek hatalarını sevaba dönüştürmeye sebebiyet yaratıyorum.

Kalem mahzun bir şekilde: ben senin kadar düşünememiştim.

Silgi diyorki: ben başkalarına yararlı olmayı becermiyorum, ancak başkalarının hatalarını gördüğümde  kendimi kurban ederek hatalarında vaaz geçirmeyi beceriyorum.

Kalem mesrur bir şekilde: ne kadar büyük yaratılış içerisindesin dostum!  çok güzel sözlerin var.

Kalemde silgide o gün bu gün ne tefrika nede ihtilaf içerisindeler, ayni kalemlikte dostça yaşaya biliyorlar. Bizde kalem ve silgi kardeşlerimize şunu demeliyiz. gelin koca dünya hepimize yeter.

Bizim için yazanda bizim için silende bizim için kurban olanda bizim kardeşlerimiz. Onların kurban olmaları tüm kalem ve silgilerin adaletli bir mekanizmaya ulaşmasına vesile olmuştur.

Adalet mekanizmasına kavuşmuş kalemliğin, özgürlük standardına ulaşan kalem ve silgilerin kardeşçe yaşama diley ile. Hoşça ve dostça kalın.

           M EMİN

 

Sayfa 2 of 21«12345»...Son »