Ey insan! Sen ki bir damla suda yaratılmışsan bedenin çamurdan yoğrulmuşsa, varlığın topraktan geliyorsa, sen dünya madeninden çıkarak ademiyete birleşerek, neslin küçük bir numunesinin temsili olarak cihan yüzünde yaşamaya hak kazanan bir varlık olduğunu anladığın gibi,
Sen, Dünyada ki sorumluluğunu unutmadan yaşamsal güzelliğe bir numune oluşturman gerek.
Varlıkların içerisinde iyi bir şema ( fiziksel yapı ) içerisinde yaratılman senin diğer varlıklardan farklı bir şekilde, yaratıldığının göstergesidir.
Aynı zamanda sorumluluklarla baş başa kalışının manidarlığıdır. Farklı olma farklı meziyetlerle donatılmanın aynasıdır.
Semavi aynanın ışınlarında yansıyan ve kendi ışınları ile Işınlandıran, kainatın içerisinde ki Nurun, kainata yaşayanlara enerji olarak, sorumluluk bilinci ile yansıtmasıdır.
İnsan, oğlunun yaratılışında haber veren yaratıcıları,mü;münun suresinde ( And, olsun ki biz insanı süzülmüş bir çamurda yarattık.sonra onu oturaklı bir karargahta bir nutfe yaptık, sonra o nutfeyi bir pıhtıya dönüştürdük o pıhtıyı bir et parçasına dönüştürdük sonrada kemiği yarattık kemiğe bir et giydirdik sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik)
Buda hali ile insanı mimarisinin topraktan fışkırtarak insanın bedenindeki depolarda depolayarak, mayalaştıktan sonra öğretim sefasında olan kalıplarda yerleştirerek, Ruh, kalıbını oluşturduğu gibi Ruhu yerleştirerek, mükemmel şemayı ortaya çıkararak, kainatın içersin de saklı olan yüce varlığını insan oğlunun vasıtası ile ortaya çıkarmasıdır. Hadiste buyrulduğu gibi ( ben gizlenmiş bir hazine edim insanları yarattım ki beni tanısınlar. )
Sorulması gereken üç soru sorulması gerekmiyor mu? Öyle ise
( 1 ) Ey insan! bunca yapılan masrafa rağmen, mükemmeliyet içerisinde ortaya çıkarılman, manasına uygun hale geldi mi?
( 2 ) Olan ustu mimarinle asil mimarin olan kadir i zülce lalı tanıdın mı ?
( 3 ) O gizlenmiş hazineyi manasına uygun tarifini yapa bildin mi?
Acizane, anladığım kadarı ile Rububiyettin varlığının ispatı, insan oğlunun varlığında saklı olduğudur.
Oda bunu akla getirmez mi?
Sen kendini tanımadığın gibi senin varlığında saklı olan birini nasıl tarif ede bilirsin?
Öyleyse, ilkin kendini tanıman lazım, İnsan olarak yaratılmanın sırına mazhar olman lazım,
Sonrada, kainatın var oluşu üzerine döşenerek, kainatın asil sahibi olan mimar i mutlak in mimarisinde bir zerrecik olarak yaratıldığının sırına vakıf olduğun da,
Dünya nizami için gönderdiği kanun ve kuralara teslim olarak sorumluluk içerisinde varlıkların haklarına saygı duyarak, kainatın içerisinde nebat ta hayvanata kadar sorumluluk içerisinde hak ve hukuk sorumluluğu ile secdeye giderek sübhanerebiyel ala diyerek mimari mutlakın şanına karşı ayılman ve halife olarak devam etmenin sırına varman senin sorumluluk gereğin olsa gerek. M EMİN