Archive for Kasım, 2008

29
Kas

BİR DAMLA YAĞMUR

   Posted by: admin    in Türkçe Şiirlerim

Bahar yağmuru olmasa güller biter mi?

 Yemyeşil doğayı çiçekler süsler mi?

 Bülbül gonca güle konar öter mi?

 Yağmur olmazsa doluya değer mi?

  

 Sen bir annesin duyguların pektir,

 Duyguyla yaşamak kıralı ekmektir,

 Meseleye beyinle vakıf olmak nakşı yürektir,

 Duyguyla hareket deryada yürüyen kayıkta ki kürektir,

  

 Sen bir alimsin adalet temandır,

 Zulüm zehirli oksa Adalet kemandır,

 Adaletsiz cihanın hali nede yamandır,

 ilmi yakinle görülmeyen analiz hep suizan dır.

 

  Karanlıkta yürürsen elinde tut bir fener,

 Beyinle yürürsen karanlığı o yener yener.

Oksitler yok olur sadeleşiyor cevher.

Oda senin ademiyetin de bir deyer.

 

Beraber çektık biz bonca zahmeti.

Milet olamadık tanımadık nakş i suneti.

Canavarlara kaptırdık bonca nimeti.

Anlaşılmadi dökülen bonca kanın kimeti.

M.EMİN ASLAN

Tags:

27
Kas

kilidi açta gör.

   Posted by: admin    in Türkçe Makalelerim

Yalınızlıkta kalanların figan,feryatları sema ya yükseliyordu.

Ya RAB nedir bu yalnızlık,nedir bu figan,feryat.

garipsiyorum.

Seyyah, şöyle bağırıyordu kalbimin kilidini açar misin,

nasıl yani,anahtar nerde.

Anahtarı sende ,

 

yok canım.

evet,

 senin gelişin benim kalp .kilidimin anahtarıdır. canan.

 

Bir adım bana doğru atıyordu.

Perde açılırken bir parıltı gözlerimi kamaştırıyordu.

Oda fil dışının

zarafetinde  olan konca gül guzeliyinde dudakların arasında

görünen dışların baraklığında geliyordu.serpilen sözler

bir hayat bahçesini rengarenk güllerle dolduruyordu. 

Güzelim kametin üzerindeki giyesi Gökkuşağı gibi aynaya temas eden

Güneş ışının Berraklığın da gözlerime yansıyordu.

 amber kokan bir lalezarı

Aratmayacak şekilde beynimi hoşnut ediyordu.

 Oda gönlümün aynasına yansıyan güzellik beni ruhsal açıda şeffaf bir yaşama götürüyordu.   

kalp kilidi açarak oturuyordu.

işte canan bu senin sarayın.

eyer bahçe i ir em güzelliğine doğru götürürsen o senin evin.

yoksa Hindistan da ki taç mahal i gibi aleve mahkum bırakırsın.

ne dersin?

 

 

M EMİN ASLAN

 

 

 

 

Tags:

25
Kas

BIRATİ WEKHEVİYE.

   Posted by: admin    in Kürtçe Şiirlerim

Biçin geşt û seyrané liser deşt û zozana.

Bikin keyfû dîlané dîgel dost û cîrana.

Desté we liber desté hev seré we liber êzmana.

 

Bila dilé we pakpe bé axîn û bé zarîn.

Hemu bihevra bikenin hun bé şîn û bé girîn.

tevda xwedî li hev derkevin bi armanc û bi yeqîn.

 

Şer û xwuné bınivısın lı ser êwr û êzmana.

bétıfaqi û nakokikiya bıdın berf û barana.

Evini û arami é neqış bıkın lı nav dılé cıwana.

M EMİN ASLAN

Tags:

22
Kas

GÜNEŞE BAKARSAN.

   Posted by: admin    in Genel

Minicik birinin gözlerini hayata açtığında karanlığı yenerek
 Güneşi görüyor.
Güneşe doğru başını kaldırarak baktığında ışınların gözlerini 
etkilediğini görüyor.
Çok garip,ben karanlıkta can çekişmede kurtulduğum gibi,aydınlığın
 baraklığı içerisinde
Güneşin gözlerimi kamaştırmasına mana veremiyorum.
sessiz bir şekilde gök kömbesinde gelen bir sesle evet kamaştırıyor.
Çünkü daha her ikisi de bir biriyle tanışmadı diyor.
Allah,Allah bu ses nerede,evet sen doğarken de aynı şeyi yapmıştın.
40 cm de çıkıp geniş bir dünya ve dünyayı süsleten güneşle tanışmak
 istemedin.
Dogmatik yapında halende vazgeçemiyorsun.
Bağırtı ve fezaların senin gelişini bakliyen kişileri o kadar 
etkiledi ki
her kesin parmaklarıyla kulaklarını kapatma derecesine götürüyordu
sonra bağırtıların durduğu gibi gözlerini güneşle barışık duruma 
getirme zorunluluğun
 hayatı kaçınılmazlarda olduğunun farkında olman, insanı ön görünün 
bir denklemi
olarak bilmendir.
 
Doğru,ama çok parlak,
 
görme yeteneğimi etkiliyor.Evet,beyinsel ulaşım Gerçekleşmediyse 
görsel kamaşmalar devam eder.
 
Görselinin olduğu yerde beyinselliğe ne hacet.
İşte nurla dolu bir cihan.
 
can her hal aydınlıktan sonra gelen karanlıkların farkında değilsin.
 
Olur mu böyle şey?Evet karanlıktan sonra aydınlıkla tanıştıysan
 akside kaçınılmazdır.
Can,senin bu deveranı tanıman için yaşaman mi gerek?
 
nasıl yani,
 
kapat gözlerini,kapadım,
 
aç bakiyim,
 
tamam,
 
neyi gördün zifiri karanlık,evet işte deveranı eflakin denemesini 
yapa biliyorsun.
 
Peki gözler güneş vazifesini görüyor gibi geliyor bana,bende 
güneşleşe bilirmiyim,
 
evet,
 
 Eyer beynin bedenine hüküm ederse sen bir güneşsin,
 
can der hani nurlu deyilim.
 
Olman iççin ilimle tanışman gerek.
 
can nerde der.
 
Beşikle mezar arasında uzun bir yolun döşeme taşlarında saklı
 olduğunu söylüyorlar,
 
can der,
 
sen gördün mü,
 
evet döşenen taşların östün de nakışlı şeylerin gök kübesi ne doğru
yükselişe geçen bir nur,
ışın hızında insan beynine dönerek beynin içinde bulunduğu 
karanlığı
izale ederek kalp
cidarına nakış halini alıyordu.
 
Can der faydası nedir,
 
ilmin üç harfi vardır ki çok kıymet dar.l,a mi letafete,
asi ulviyete m,e si mülkiyete,
 buda ahlaki ekonomi idari terimleri içinde depolamış durumda
 o zaman .
senin yol boyunca döşeme taşlarındaki nakışları dikkatle 
izlemen gerek.
Senin içinde bulunduğun karanlık nasıl güneş aydınlığıyla izale
 olduysa,
beynin içinde bulunduğu zifiri karanlıkta ilim ışınlarıyla 
izalesi mümkün ola bilir.
Can der,
 
 Güneşin döndüğünü his ediyorum,dönen bir çarkın öldüğünü 
düşünüyorum.
 
Evet işte ulaşa biliyorsun könbet i eflak deveran içerisinde
 farkındasın,
Güneşin kainata ışınlarıyla hüküm ettiği gibi sende ilmi 
adapların verdiği döş ünsel
güçle kalp ve beyin arasında karanlıkta kalmış varlıklara 
ışınları göndererek beyin
çarkını zifiri karanlıkta kurtararak Nuri serme diyete kadar
 ulaştırmaya vesile ola biliyorsun.
 
 işte güneşleşmeye gidiyorsun CAN.
M EMİN ASLAN.

Tags: , , ,

22
Kas

BİR EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ.

   Posted by: admin    in Genel

          Yer Kadıköy,tarih 31 Ağustos 2008 ve 1 eylül dünya barış günün arifesi dır,yılarca züllümü kendisine kader bilen orta doğunun mazlum halkı,kan dökülmesinde,göz yaşlarında ve annelerin figan, feryatlarında kendilerini adaletli ve savaşsız bir yaşam biçimine taşımak istiyorlardı.

Kadıköy Türkiye barışını arıyor mitingine barışa susamış insanların haykırışlarına ev sahipliğini yapıyordu.

Gurup,gurup insanların gelişi barış sesini haykırarak Dünyaya duyurdukları gibi bana da nasır suresinin manasına andırıyordu.

Memleket idaresinde bulunan kalemi adalet yazmayan,kulakları barış sesini duymayan hükümetin kulaklarını çınlatmak istiyorlardı.

Her gurubun gelişi ile simgeleri olan filemalar ile Kadıköy meydanını daraltıyorlardı.İç ve dünya kamuoyuna zulümde usandık haykırışları yaptıkları gibi,ölüme ve züllüme hayır,yaşa ve yaşat formeline onay atıyorlardı.

Seslerini Kadıköy limanına vererek tüm dünya limanlarına ulaştırmaya çalışıyorlardı.çünkü zülüm dünya mazlumlarının ortak kaderi haline gelmişti.Barış vapurları her sahile yanaşmalı idi.

suların hayat verdiği gibi,barış mitingi de taşıdığı hayati önem gözlerde kaçınmadığı gibi insana yakışan yaşam biçiminin formülünü ortaya koyuyordu.

Denizde bulunan dalgalama küvetine benzer bir dalga kuvvetini insan gücüyle Kadıköy limanına ulaştığı gibi.Dalgalar karaya vuruyordu.

Dalga dalga gelişen barış haykırışçıları Diyarbakır ve adana da artık zulümüm le idare çare olmadığı gibi barışla geliştirilecek adalete ulaşmalıyız haykırışları dünyayı da adaletsiz    yönetimlerin zulmünde utandırıyordu.

Haykırışlar barışın güzelliği, savaşın çirkinliğini ortaya koyuyordu.Dünyada tüm edyan mensuplarının kendi barışlarını tesis etiği gibi,Ortadoğu Müslümanlarının da bunu yapmaları bir geç kalmışlığın haykırışını ortaya koyuyordu.

Yahudi,Hıristiyan,sosyalist,komünist,alevi sunilerin çığlıklarını şemaya kadar yükseltmeleri zülüm kelimesinden usanmış kulakları barış haykırışlar ile hoşnut ediyordu.

Ne var ki İslam adına siyaset yapan gurupların filelmaları olmadığı gibi kendilerinin de orada bulunmamaları düşündürücü idi hal bu ki barısın en çok onları ilgilendirmesi gerekiyordu.

Çünkü rububiyet eğer Müslümanlarda iki tayfa kıtal yapıyorlarsa siz onları sulh ediniz.Eğer birisi diğerine zülüm ettiyse siz,zalimle Allahın adaletine teslim olasıya kadar mücadele ediniz diyordu.

İşte siyasi olarak kendisini geliştiren,Müslüman arasında kavga ve gürültü bulunmadığı gibi barış haykırışında gerek duymuyor gibiydi ama Müslümanların boğazlaşmasında dökülen kardeş kanı Kadıköy limanına dökülseydi kan kızıllığı denizlerin tüm limanlarına ulaşarak zülüm rengini gösterecekti.

Müslümanlar da bunu somut görmediği gibi kalp ve beyin gözüyle görme yeteneğine ulaşmamıştı.Bundan dolayı savaşsız bir barısın mitingi olmaz mantığını kendisinden uzaklaştırmıyordu ve rububiyetin gönderdiği ayetin sırrına mazhar olamıyordu.Barış naralarını kendisinden farklı gördüğü mazlum guruplara kaptırıyordu.

Adalet mekanizmasında fersah fersah uzak kalarak adaleti düşünmediği gibi topluma zulmü dayatmaktan da başka çaresi kalmıyordu.

                                      M EMİN ASLAN

 

 

 

 

 

 

Tags: ,

Sayfa 1 of 512345»