Minicik birinin gözlerini hayata açtığında karanlığı yenerek
Güneşi görüyor.
Güneşe doğru başını kaldırarak baktığında ışınların gözlerini
etkilediğini görüyor.
Çok garip,ben karanlıkta can çekişmede kurtulduğum gibi,aydınlığın
baraklığı içerisinde
Güneşin gözlerimi kamaştırmasına mana veremiyorum.
sessiz bir şekilde gök kömbesinde gelen bir sesle evet kamaştırıyor.
Çünkü daha her ikisi de bir biriyle tanışmadı diyor.
Allah,Allah bu ses nerede,evet sen doğarken de aynı şeyi yapmıştın.
40 cm de çıkıp geniş bir dünya ve dünyayı süsleten güneşle tanışmak
istemedin.
Dogmatik yapında halende vazgeçemiyorsun.
Bağırtı ve fezaların senin gelişini bakliyen kişileri o kadar
etkiledi ki
her kesin parmaklarıyla kulaklarını kapatma derecesine götürüyordu
sonra bağırtıların durduğu gibi gözlerini güneşle barışık duruma
getirme zorunluluğun
hayatı kaçınılmazlarda olduğunun farkında olman, insanı ön görünün
bir denklemi
olarak bilmendir.
Doğru,ama çok parlak,
görme yeteneğimi etkiliyor.Evet,beyinsel ulaşım Gerçekleşmediyse
görsel kamaşmalar devam eder.
Görselinin olduğu yerde beyinselliğe ne hacet.
İşte nurla dolu bir cihan.
can her hal aydınlıktan sonra gelen karanlıkların farkında değilsin.
Olur mu böyle şey?Evet karanlıktan sonra aydınlıkla tanıştıysan
akside kaçınılmazdır.
Can,senin bu deveranı tanıman için yaşaman mi gerek?
nasıl yani,
kapat gözlerini,kapadım,
aç bakiyim,
tamam,
neyi gördün zifiri karanlık,evet işte deveranı eflakin denemesini
yapa biliyorsun.
Peki gözler güneş vazifesini görüyor gibi geliyor bana,bende
güneşleşe bilirmiyim,
evet,
Eyer beynin bedenine hüküm ederse sen bir güneşsin,
can der hani nurlu deyilim.
Olman iççin ilimle tanışman gerek.
can nerde der.
Beşikle mezar arasında uzun bir yolun döşeme taşlarında saklı
olduğunu söylüyorlar,
can der,
sen gördün mü,
evet döşenen taşların östün de nakışlı şeylerin gök kübesi ne doğru
yükselişe geçen bir nur,
ışın hızında insan beynine dönerek beynin içinde bulunduğu
karanlığı
izale ederek kalp
cidarına nakış halini alıyordu.
Can der faydası nedir,
ilmin üç harfi vardır ki çok kıymet dar.l,a mi letafete,
asi ulviyete m,e si mülkiyete,
buda ahlaki ekonomi idari terimleri içinde depolamış durumda
o zaman .
senin yol boyunca döşeme taşlarındaki nakışları dikkatle
izlemen gerek.
Senin içinde bulunduğun karanlık nasıl güneş aydınlığıyla izale
olduysa,
beynin içinde bulunduğu zifiri karanlıkta ilim ışınlarıyla
izalesi mümkün ola bilir.
Can der,
Güneşin döndüğünü his ediyorum,dönen bir çarkın öldüğünü
düşünüyorum.
Evet işte ulaşa biliyorsun könbet i eflak deveran içerisinde
farkındasın,
Güneşin kainata ışınlarıyla hüküm ettiği gibi sende ilmi
adapların verdiği döş ünsel
güçle kalp ve beyin arasında karanlıkta kalmış varlıklara
ışınları göndererek beyin
çarkını zifiri karanlıkta kurtararak Nuri serme diyete kadar
ulaştırmaya vesile ola biliyorsun.
işte güneşleşmeye gidiyorsun CAN.
M EMİN ASLAN.
Tags: AYDINLIK, ÇOCUK, GÜNEŞ, KARANLIK