KALEM VE SİLGİ
Bir kalemlığın içinde bir ufak silgi, bide güzel mürekkepli bir kalem.
Silgi: nasılsın dostum?
Kalem: ben senin dostun olamam.
Silgi: neden?
Kalem: çünkü ben senden nefret ediyorum.
Silgi: sebep?
Kalem: çünkü sen benim yazılarımı siliyorsun.
Silgi: ben sadece hatalı olanları siliyorum.
Kalem: vazifen nedir?
Silgi: benim vazifem silmek,
Kalem: bu vazife değil ki.
Silgi:i benim vazifem senin vazifen kadar menfaatli dir,
Kalem: sen hem hata hem gururu iç içe yaşıyorsun .
Silgi: niçin?
Kalem: çünkü yazan yazmayanda daha hayırlıdır.
Silgi: hataları silmek yazışmanın adaletini sağlamak tır,
Kalem bir anlık duruyor, sonra kafasını kaldırarak doğru diyorsun dostum,
Silgi: sen halen nefret ediyormusun?
Kalem: ben hatalarımı silenlerde nasıl nefret edeyim?
Silgi: ben sevap olan şeyleri silmem ki.
Kalem :sen beni her gün ufaltıyorsun.
Silgi: senin hatalarını gördüğümde kendi bedenimde sana kurban vererek hatalarını sevaba dönüştürmeye sebebiyet yaratıyorum.
Kalem mahzun bir şekilde: ben senin kadar düşünememiştim.
Silgi diyorki: ben başkalarına yararlı olmayı becermiyorum, ancak başkalarının hatalarını gördüğümde kendimi kurban ederek hatalarında vaaz geçirmeyi beceriyorum.
Kalem mesrur bir şekilde: ne kadar büyük yaratılış içerisindesin dostum! çok güzel sözlerin var.
Kalemde silgide o gün bu gün ne tefrika nede ihtilaf içerisindeler, ayni kalemlikte dostça yaşaya biliyorlar. Bizde kalem ve silgi kardeşlerimize şunu demeliyiz. gelin koca dünya hepimize yeter.
Bizim için yazanda bizim için silende bizim için kurban olanda bizim kardeşlerimiz. Onların kurban olmaları tüm kalem ve silgilerin adaletli bir mekanizmaya ulaşmasına vesile olmuştur.
Adalet mekanizmasına kavuşmuş kalemliğin, özgürlük standardına ulaşan kalem ve silgilerin kardeşçe yaşama diley ile. Hoşça ve dostça kalın.
M EMİN
Biz yaşayanlar yaşamsal değeri