Archive for the ‘Türkçe Şiirlerim’ Category

3
Nis

GÜN OLUR DEVRAN DÖNER

   Posted by: admin Tags:

Saçlarım siyah ti gençliğim nişan.

Fidanım yem yeşil, gül’zarım Zişan.

Nazar ilerde, sevgi ile dolup, taşan.

Gönlümu çaldın! İşte halım perişan.

 

Dolu dizgindim, gözler afakta.

Teçhizatlı süvari, korkum tek hakta,

Dizgin elimde, günüm şafakta,

Hayaller, derinde arar, beyin ırakta,

 

Görenler söylerdi merhaba, thenk

Korkusuz delikanlı, küvetli lehenk.

Yaşam şehrinde, eşit ti  barış ile cenk.

Rum ve Frenk mülküne uzanırdı yürek.

 

Bu gün devran dönmüş, Gençlik bende kaçıyor,

Saçlara beyaz döşmüş, her taraf ihtiyarlık saçıyor,

Beni gören ceninler, dede diyerek, bende kaçıyor,

Gülümün yaprağı düşütü, lalezarım  çiçek açmıyor,

 

 

 

18
Oca

KRAL MI KRALCI MI

   Posted by: admin Tags: ,

Değerli kişileri etrafına toplamayan kıral, ordusuz komutana benzer.

Değerli insanların içinde yer almayanlar, çok kötu bir denizde yüzer.

Krallarla dost olan göğsünde yılan beslemiş, zehirle beraber gezer.

Düşme kralların çarkına kralcı olursun. Telalı olup çok yorulursun.

 

Prens olup ta kendine güvenme.ben varım halk yoktur sakın sen deme.

Halkla kıral omlusun, zulme sebebiyet verip de ehaliye hançer bileme,

Adalet çarkını kuramadı isen, kan ve göz yaşı ile cihanda sefa dileme,

Düşme kıraların çarkına kıralcı olursun, telalı olup çok yorulursun.

 

Her taç dikende yapılmış bir dikenli taçtır.

Kıralar hüküm dar oldu ise demokrasi ilaç tır. 

Halk adalet görmedi, hayata su kadar muhtaç tır. 

Düşme kıraların çarkına kıralcı olursun,telalı olup çok yorulursun.

 

Ehali: Sen getirdin tahta, o kıral oldu.

Halk bir gülistan dı, bülbüler sustu çiçekler soldu.

Adaleti zulüm gölgelemiş,taç geyen kafa ne kadar akılı oldu?

Düşme kıraların çarkına kıralcı olursun, telalı olup çok yorulursun

                                               M EMİN

 

27
Eki

BİR NAZAR

   Posted by: admin

Hangi tehditler, dik duruşuma hucüm edebiliyor?

Ben gözlerimin mahzun ağrılarıyla teveccüh ediyorum.

Bırak! Ben şu yaralar ortamından kurtulayım!

Gecelerin karanlığı, kara basan gibi basıyor ,

Doğuşlar  yan yatarak sabahlar için çalışmıyor.

Ben öyle bir hastalığa yakalandım ki, ismi aşk!

Bir nazenin sevdası ki, tanımak istersen ismi sen!

 

Aşkla iç içe olan bir Duygu,  eninlerle dolu sevda,

Senle aramda olan uçurumları  sayayım mı?

Ne kadar,  gül ve çiçekler ağacı? Ne kadar?

Aramızda karalar, ve denizler, fırtınalar ve dalgalar.

Aramızda karlı dağlar, çığla kapalı yolar, menekşeler ve narlar,

Aramızda yüzlerce il, binlerce ilçe, hudut ve sınırlar,

 Canan ben seni seviyorummmm!

Nasıl olur da senin bu Sevgin ile bu kadar yanıyorum?

 

Ben sende , sana olan bir misafir! sen bende, bana olan bir konak.

Etrafımda binlerce dikenli teller, binlerce kayıtlar ve ateşten saclar

Sen bazen şimşek, bazen okları atıyorsun, görünmüyor mu acılar?

Yabani ceylanların avında reva gürülmeyen bir tarz ve uslup!

Mevsim oba kurulma, halılar serilme, yastıklar koyma zamanı!

yıldırım ve okların gönderşlmesin de görmüyorum dermanı!

 

Beni  bu karanlıkta  aydınlatacak bir ışığın yanması! bir mum olsa dahi!

Çünkü her sevginin başlangıcı bir kıvılcım, her vuslatın neticesi bir ışık…!  

Bana bir ışık reva değilse?

Sana yakışan nergizler, laleler gül kokusu ve nurlu bir bahar sabahı,

Sana yakışan bu memleketin sevdası, ki yaşayanları ateş odun, yıldız,sema ve denizler,

Sana yakışan güvercinler, kanaryalar avcıların bendinde güzel renkli kumrular,

Sana yakışan sabah ve akşam arasında olan güneşin yelpazesinde, oluşan tüm  renkler,

Sana yakışan  bir tiyse yağmurla oluşan, ayaz ve bulutlar arasında açan gök kuşağı ‘dır.

                                                           M EMİN

 

 

 

27
Tem

DOĞA

   Posted by: admin Tags:

 

Şu dağların laleleri solmasın,

Çiçek açmış bahçelerim donmasın,

Gönüller sevgide mahrum olmasın,

Lale senin sümbül senin gül senin.

 

Şu Doğaya bak sevgiyle var olur,

Dalda bir çiçek binlerce Nar olur,

Bülbül gülü görünce Doğaya yar olur,

Lale senin sümbül senin gül senin,

 

Doğa tanrının nakş etiği bir nakıştır,

Doğayı güzelleştiren bir tatlı bakıştır,

Canlıya hayat veren şarıl şarıl akıştır.

Lale senin sümbül senin gül senin,

 

Sen bekçilerle koruma doğayı,

Dağ gibi sevgi ile kabul eyle ovayı,

Dağ senin varlığın, sakın salma belayı,

Lale senin sümbül senin gül senin.

 

Lalezarda bülbül gördüm ediyor avaz,

Gonca gül, yavaş  yavaş açışa eder naz,

Şu doğa nakış-ı sun at tır, sen anla biraz,

Lale senin sümbül senin gül senin.

                                                         M EMİN

 

 

 

 

 

.

26
Tem

ZULÜM

   Posted by: admin

Rabbin kullarına zulüm eden değildir,

Kullarına zulüm etmek isyana meyildir,

Zalime beka isteyen cehenneme ehildir,

Kötü yasalar zulmün berbatı, Adalet değildir!

 

Yasaların bitiği yerde zulüm başlar,

Zulmü kabul insanlığı çok kötü haşlar,

Zulme karşı direniş esas-i insanidir dostlar,

Sabır ve metanetle ittifak, zalimi taşlar,

 

Sen insansın, yasalar senin yaşam gereğin,

Etnikler damarların teşkili, insanlık senin yüreğin,

Globalce ademiyeti sahiplenmek senin direğin,

Zalimi sen alkışlama! Çünkü o kötü bir beyin,

 

Sarayda nice zalimleri gördük, padişah ile mir,

Halkı köleleştirdiler, selatinleri eylediler esir,

Adaletin tecelli ettiği yerde, döştüler bir bir,

Zulümle devam olmaz, ey anlamaz vezir!

 

Bir gün saltanatın yıkılır güvenme cani!

Adaleti geliştirmek değildir, varlığına mani,

Gel adalet simgen olsun, varlığın olmasın fani,

Senin Yaptıkların cihanda olmasın gayri insani,

         M EMİN

 

 

Sayfa 1 of 712345»...Son »